Midas’ın Altın Dokunuşu: Performans Toplumu ve Yapay Zekâ
Kral Midas’ın hikâyesini biliriz. Yunan mitolojisindeki "doyumsuz" kral. Dokunduğu her şeyin altın olmasını istemiş ve en sonunda yiyip içemez, insanlara bile dokunamaz hâle gelip perişan olmuştur. Bir aç gözlülük suçlusu olarak görürüz Midas’ı; tamahkârlığa ve ne idüğü belirsiz olsa da "gerçek zenginliğe" değer verdirtecek bir ibret olarak alırız onu. Tüm büyük edebi eserlerin en takdire şayan özelliği zannımca şudur ki insanoğlunun yaratımları genişledikçe hem doğaya karşı hem de birbirlerine karşı kendilerini sürekli yeniden kalibre ederler.